TBMM’de Sumud Filosu tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na müdahalesine ilişkin tezkere oy birliğiyle kabul edildi.

TBMM’de Sumud Filosu tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi
Yayınlanma: Nisan 30, 2026 Güncelleme: Nisan 30, 2026

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahalesine ilişkin Meclis Başkanlığı Tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş imzasını taşıyan tezkerede, söz konusu müdahalenin uluslararası hukukun ihlali olduğu belirtilirken, bu eylem “açık bir savaş suçu” olarak nitelendirildi. Metinde ayrıca aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu toplam 175 aktivistin alıkonulduğu hatırlatılarak, bu kişilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Genel Kurul’da kabul edilen tezkere, siyasi parti temsilcilerinin ortak desteğiyle oy birliğiyle geçti. Bu durum, Meclis’te söz konusu gelişmeye karşı ortak bir iradenin oluştuğunu ortaya koydu. Tezkerede Türkiye’nin süreci uluslararası hukuk zemininde yakından takip edeceği de açık şekilde ifade edildi.

Tezkere Genel Kurul’da oy birliğiyle kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda ele alınan Meclis Başkanlığı Tezkeresi, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi üzerine hazırlandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş imzasıyla okunan metin, Genel Kurul’da yapılan değerlendirmelerin ardından oylamaya sunuldu.

Yapılan oylamada tezkerenin oy birliğiyle kabul edilmesi, Meclis’te nadir görülen bir uzlaşıya işaret etti. Tüm siyasi partilerin destek verdiği karar, Türkiye’nin söz konusu müdahaleye karşı tutumunu resmi olarak ortaya koydu.

“Açık bir savaş suçu” ifadesi dikkat çekti

Tezkere metninde İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahalesinin uluslararası hukuku ihlal ettiği vurgulandı. Müdahale, metinde açık bir şekilde “açık bir savaş suçu” olarak tanımlandı.

Bu ifade, metnin en dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Tezkere, yalnızca bir değerlendirme değil, aynı zamanda uluslararası hukuk çerçevesinde yapılan bir tespit olarak öne çıktı. Metinde, İsrail’in eylemlerinin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi gerektiği de belirtildi.

Alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılması çağrısı

Tezkere kapsamında, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu toplam 175 aktivistin alıkonulduğu hatırlatıldı. Bu kişilerin durumuna dikkat çekilerek, derhal serbest bırakılmaları gerektiği ifade edildi.

Bu çağrı, tezkerenin insani boyutunu öne çıkaran önemli bir başlık oldu. TBMM tarafından alınan bu kararla birlikte, aktivistlerin serbest bırakılmasına yönelik talep Meclis iradesiyle açık şekilde dile getirildi.

Uluslararası hukuk vurgusu öne çıktı

Tezkerede Türkiye’nin süreci uluslararası hukuk zemininde yakından takip edeceği vurgulandı. İsrail’in eylemlerinin uluslararası hukuk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Bu yaklaşım, Türkiye’nin konuya yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki bir perspektifle yaklaştığını ortaya koydu. Metinde yer alan ifadeler, sürecin uluslararası mahkemeler nezdinde de takip edileceğine işaret etti.

Gazze’ye insani yardım çağrısı yapıldı

Tezkere metninde Gazze halkına kesintisiz ve kapsamlı insani yardım ulaştırılmasının önemi vurgulandı. İsrail’in yardım faaliyetlerini engellediği belirtilerek, bu durumun insani sonuçlarına dikkat çekildi.

Gazze’ye yönelik yardım konusunun tezkere metninde yer alması, gelişmenin insani boyutunun da göz önünde bulundurulduğunu gösterdi. Bu kapsamda, yardım faaliyetlerinin kesintisiz şekilde sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.

Meclis’te nadir görülen siyasi uzlaşı

Genel Kurul’da söz alan siyasi parti temsilcileri, Meclis Başkanlığı Tezkeresi’ne destek verdi. Kararın oy birliğiyle kabul edilmesi, TBMM’de nadir görülen bir siyasi uzlaşı örneği olarak değerlendirildi.

Bu uzlaşı, Türkiye’nin söz konusu müdahaleye karşı ortak bir tutum sergilediğini ortaya koydu. Farklı siyasi görüşlerin aynı kararda birleşmesi, tezkerenin önemini daha da artırdı.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen tezkere ile birlikte, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesine karşı uluslararası hukuk vurgusu yapılırken, alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye insani yardımın sürdürülmesi yönünde çağrılar Meclis iradesiyle ifade edildi. Türkiye’nin süreci uluslararası hukuk çerçevesinde takip edeceği mesajı da bu kararın önemli bir parçası olarak öne çıktı.